Yeni ürünlere karşı temizlikçi direnci...

Çoğumuz iş ve günlük yaşamın arasında sıkışıp kalıyoruz. Hatta bazen kendimize bile vakit ayırmakta zorlanıyoruz. Bunların üstüne bir de evde bizi bekleyen sorumululuklar... Temizlik, düzenleme vs. Neyse ki bu konuda bize destek olan yardımcılarımız var. Örneğin Gülizar Hanım, Kadriye Abla... Onlar işlerinde adeta birer uzman. Temizliğe nereden başlayacaklarından tutun, en zor lekeleri nasıl çıkaracaklarına kadar, gömlek yakasının nasıl ütüleneceğinden duşakabin panelindeki su lekesini nasıl yok edeceklerine kadar her şeyi bilirler. Ama gelenekçidirler. Çoğu zaman yeniliklere açık olmadıkları gibi onların işlerini kolaylaştırmak üzere tasarlanan ürünlere de pek tenezzül etmezler. Örneğin çamaşır suyu onların vazgeçilmezidir. Onu kullanmadıklarında temizlik yaptıklarını hissetmezler. Ama işin gerçeği nasıl kullanılması gerektiğini de pek bilmezler. Bundan dolayı hem kendileri hem de evin içinde yaşayan bizler zarar görürüz. Genelimiz yeni bir ürünü kullanmalarını istediğimizde hatta aldığımızda "Abla bu pek de temizlemiyor. Benim içime sinmedi" gibi sözde bir uzmanlıkla karşılaşmışızdır.

Elbette iyi niyetlidirler. Bundan hiç şüphe duymayız. Ancak evimize giren ve bize sağlıklı bir yaşam sunmanın koşullarını yerine getirmeye çalışan kimyasallar konusunda şüpheci olmamız gerekir. Bu konu o kadar önemlidir ki hatır kaldırmaz.  Çünkükimyasallar sinsidir. Hemen anlamazsınız size verdiği zararı. Bizimle birlikte aynı evde, işyerinde yaşarlar farkına varmazsınız. Onlara dokunuruz hatta onları soluruz. Peki çare onları hayatımızdan çıkarmak mı? Maalesef bu pek de mümkün görünmüyor. Ama onları araştırarak öğrenebilir ve seçebiliriz. Onlara nasıl temizlik yapacaklarını belki öğretemeyiz ama neyle temizlik yapmaları gerektiğini anlatabiliriz.Hatta bu konuda ısrarcı davranarak hem onu hem kendimizi hem de sevdiklerimizi koruyabiliriz.